9 Kasım 2013 Cumartesi

10 Kas-ım-mayın

Yaradanın da sevgili kulu olmasaydı,131 yıldır milyonlarca insanın sevgisine nail olmayı ona nasip eder miydi? 'varanım var' diyebilen herkes biliyor Atatürk ün bu millet için ne ifade ettiğini,işine gelende,işine gelmeyende...Lanse edilmeye çalışıldığı gibi kimsenin ona dini anlamlar içeren sıfatları yüklediği falan yok.O Türklüğü Türklere armağan eden,o onurlu yaşamayı öğreten,o Türk milletinin baş öğretmeni.her fani gibi günahıyla sevabıyla kabul görüp;sevilen-sayılan-özlenen.koskoca bir asır geçmiş hala yerine soyunmaya çalışanlar var,fırlatıp attığı gömleği giyip,yerine geçen bir kişi yok.koskoca bir asır geçmiş hala yaptıklarını yıkmaya çalışanlara inat,gönüllerimizde kale gibi sağlam,o kalenin bendine ondan ala daha bir tuğla koyabilen yok.her 10 Kasım'da hala milyonlarca kişi için zaman bir dakika durduğu için,131 yıl yaşayan bir ölüyü paçasından aşağı çekme,karalama çabaları...
bende,birçok Türk genci gibi saat 9'u 5 geçe uyuyor olacağım Atam,senin emeğinin bize getirdiği huzura başımı yaslamış olmanın güveni içerisinde.belki de her an,aynı huzurun başımızın altından çekilip,suratımıza bastırılarak nefessiz kalma endişesi ile...

8 Kasım 2013 Cuma

Menekşe

MENEKŞE

Menekşemin yaprakları
Bükmüş boynunu
Bekledim
Belki dirilir diye,
Bahara daha çok var oysa….
Umut işte!
Mesnetsiz meserret olur mu hiç?
Olsa da, bir bilinmeze yürümeye,
Karşılıksız sevmeye,

Benzer sevemeden ölmeye…

12 Ekim 2013 Cumartesi

muteber....

MUTEBER

Bu gece de
Özlemleri yatırıp koynuma
Sabaha dek hasret büyüteceğim…
Nefesini dolayıp boynuma
En çok gülüşünü özleyeceğim…


10 Ekim 2013 Perşembe

Mesaideyim...

MESAİDEYİM

Mesaideyim
Masama yaslanmış
Bu günün dünden farkı olmadığını görmeden
Yarının ne getireceğini bilmeden
Kitlenmiş gözlerim her hangi bir noktaya
Ve ağlamakla gülmek arası geçen zamana
Aldırmadan
Unutmadan, unutmuş gibi yaparak
Hatırlamadan, hatırlamış gibi bakarak
Aslında huzurun
Derin yalnızlıklar koynunda uyuduğunu bilerek
Her adımda beklide hiç gelişemeden
Büyüdüğünü ve öldüğünü bilmek mi

Yaşam denen gerçek?

2 Ekim 2013 Çarşamba

1988 İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Yunan Dili ve Edebiyatı
“Sevgi” konulu Şiir Yarışması Birincilik Ödülü

BİR YUDUM SEVGİ

Bu güne kadar,
Varolduğum Hamura ektiğim
Hiçbir tohum yeşermedi.
Yeni günle doğacak umutları beklerken;
Hep sabah güneşi ile kavrulmuş ekinlerle karşılaştım.
Ellerimle büyütüp, solarken dirilttiğim çiçeğimi(*)
Çılgın rüzgara kapılmış olanlar, çiğnedi geçerken.
Bir baktım;
Sevgisizlikten kurumuş, çatlak toprak üzerinde
Kalbim tir-tir titriyor,
Can çekişen son bir yakarış gibi...
Aşınan duygularım;
Artık bana bile yaramazlar,
Var git yoluna sen,
Var git, benden bir buse bekleyen kız!
Bu çorak toprakta bitmez aşk çiçeği.
Çok denedim, çok  uğraştım,
Bedenim didinmekten, kalbim umut etmekten yoruldu.
Senin taze ciğerlerin;
Bu yaşlı nefesimle dolu havayı solumasın.
Bekleme beni,
Ben misafiriyim ecelin.
Hadi git!
Git ki;
Bir de gözyaşı eklenmesin,
Bir daha bu yaşlarla sulanmasın ruhum.

Zaten yıllarca
Kopan fırtınaların ardından ağladım, durdum.
Bıkarsın bir gün sen de bu aşktan.
Ne sen buğulu gözlerle geriye bak;
Ne de ben ileriye adım atmaya çalışayım,
Gücüm olmaz zaten yürümeye.
Git ki;
Arkandan emeklemesin hislerim.
Geçmedin var say
Bu aşkları yok olmuş adadan,
Görmedin farz et yüzümü.
Bakma gözlerimin derinliklerine,
Bakma genç durduğuma;
Yüreğim, yorgun ve yaşlı küçük kız...
Bir mızrağa geçirilmiş gibi
Üst üste istif edilmiş,
Ardına bakmadan giden sevgililerim.
Hepsinden ayrı bir çizgi var ruhumda,
Hepsinden kalan ve durmadan kanayan bir yara...
Bu yaralardan sızan acılarım var.
Bir de senin ismin yazılmasın anılarımın arasına,
Bir de senin ismini anıp ağlamayayım.
Zaten, soğuk ve bencil duyguların hışmından
Büzülmüş yüreğim,
Bir de senin küllerini savurmasın
Benliğimin, sonsuz bir sevgi yetiştiremediği bu tarlada.

Bir şey değişti şimdi;
Senin bıraktığın bu ayak izlerine
Acı dolu gözyaşları dökmeyeceğim, Güzel kız!
Senin küçücük yüreğinden yayılan sıcaklık,
Ellerinle uzattığın yaşama çağrı
Şekillenecek hep kafamda.
Hatırlayacağım hep seni.
Diğerleri gibi;
O insafsız mızrağa geçirmeyeceğim.
En değerli yerde;
Kalbimin bir köşesinde saklayacağım.
Kim bilir, bir gün
Senin bakışlarının yansıttığı bu duygularda
Bir tohum,
Sevginden kaynaklanan bir tohum yeşerir.
Zaman geçmiş olup,
Yok olsa da benim vücudum;
Gel,
Gel ek, o tohumu bu toprağa
Ve çiçeğine benim adımı ver.


(*) Barış Manço’nun şarkısından alıntıdır.

23 Eylül 2013 Pazartesi

DOST-UM-DUN





DOST-UM-DUN

Dostundur yüreğine
Bağladığın karaların
Yarısını yüklenen, paylaştıkça

Dostundur en kabına
Sığamadığın anlarda
Büyütür sevincini, paylaştıkça

Diğeri olur ağlayan gözünün,
Tebessümünün bir yarısı

Bazen de
Dostun sandığındır;
Geçmişin tüm ağırlığını
Bindirip bir bıçak sırtına
Yaralayıverir seni
Can evinden, hatırladıkça...




14 Şubat 1998
Şair-Ozan ve Yazarlar Kültür Derneği

Şiir Yarışması Takdirname Ödülü

14 Eylül 2013 Cumartesi

ÖLÜM VE YORUM

ÖLÜM VE YORUM
 
Ölü-yorum susadıkça.....
Ve susadıkça sevgiye mi? Sevgiliye mi?
İçim yandıkça, gözlerim kapalı, yangın damarlarımda
Feryat-figan yok!
Serzenişlerim dağlara
Ölü-yorum
Besmeleler dimağımda
Ellerim çaresiz, avuçlarım inliyor
Baştacı şimdi
Arkamdan ölü-yorm-lar
Kim bilir neler konuşurlar
İnsafsız ölü-yorum-cu-lar
Susadıkça
Kandığımı sandığım herşeyde boğuluyorum !