18 Eylül 2012 Salı

Yürü beTürkMilletim ! Kim tutarseni...

YYürü be Türk Milletim ! Kim tutar seni...
Bilmem kaç günde yüze yakın şehidin kanı, anasının gözyaşı karışıyor bu topraklara, sende tısss ses yok.
Senin ödediğin vergilerle makam maaşını ve senin daha bilmediğin neleri cukka cebe indiren bakan şehitlik mertebesinin 'nasip' işi olduğunu söylüyor,üstelik müslüman geçiniyor. sende tısss ses yok.
Bu bakanı hükümete sokan başbakan'ın oğlu hükümet politakasından nasibini (!) almamak için çüüürrrrrük raporunun arkasına saklanıyor.senden tıssss ses yok.
Kan emiciler, teröristler milletvekili olurken, milli iradeyle milletvekili seçilen Mustafa Balbay Silivri'de hücrede suçunun dahi ne olduğunu bilmeden gün tüketiyor.senden tıssss ses yok.
Kaldırılan Atatürk resmi yerine, seneye okul kitaplarına Fetullah'ın resimleri konulur, sen yine susarsın. ne de olsa alış-veriş merkezlerindeki ucuzluğa yetişmen lazımdır.
Yakında kabandan donunu alırlar üstelik gözüne soka soka, sen yine susarsın. 'Kaba etinin yerinde durduğuna şükredersin'
Yürü be Türk Milletim ! Kim tutar seni....

4 Eylül 2012 Salı

Eski ahbaplıklar:(

Bahar geldi...Bahar temizliği zamanı:) Ben temizlik için baharı bekleyenlerden değilim. Ama şöyle dört-beş yılda bir derin temizlik yapmak zaruri hale gelmeye başladı hayatımda. Derin temizlik...Hayatından,kafandan,etrafından çıkarılması artık vacip olmuş; bir zamanlar yakının olduğunu sandığın tanıdıklar. Bir musibet, bin nasihatten evladır diye boşuna söylenmemiş.Uzun yıllar var bu uygulamayı alışkanlığımdan kaldırmaya çalışalı...ama virüslü bellek gibi hafızam... ben silmeye çalıştıkça, dönüp geri geliyor hatırlamak istemediklerim ve üstüne gözümün yeni gördükleri, kulağımın yeni duydukları eklendikçe artık limit aşıyor olmalı ki; alıyorum elime cep telefonumu önce numaraları siliyorum telefonumun hafızasından, sonrada isimler ve siluetler siliniyor yavaş yavaş kendi hafızamdan. Darılmak yok, gücenmek yok, sitem etmek yok, beynini kemiren 'nedenler,niçinler' yok. Herkes hak ettiği şekilde muamele görür.Ben dahil! Demek hak ettiğimi karşılık olarak yaşıyorum. Sorun yok. Alan razı (belki bilmeden) ben razı!

1 Eylül 2012 Cumartesi

Evliliğimin yıl dönümü

Bu dunyada kac kisi gercek bir birlikteligi gercek anlamda paylasiyordur diye zaman zaman dusunurum...biz sansli olan kac kisiden biriyiz diye de dusunurum.ikili iliskilerle ilgili umut defterimi tamamen kapatmis,rafa kaldirmak uzereydim onu tanidigimda.demek umutkesen icin daha vakit varmis:) ocak ayinin karli bir pazar gunu istiklalde yururken ilk koluna girip yurumustum,kayip dusmemek icin.8 yil gecti aradan. Ve simdi cok daha iyi anliyorum ki; hayatin tasli-buzlu yollarinda kayip dusmemek icin tutunabilecegim en saglam,en guvenilir kolu secmisim. Umarim 80 yil daha kolum hep o kola tutunur...hep hayatimda olur canim melihim. Hayatin bana en buyuk armagani...