yıllar yılı karar verememiştim banu alkan için;gerçekten göründüğü kadar kibar ve aptal mı,yoksa gündemde kalabilmek için rol mü kesiyor diye...hala çözebilmiş değilim. ben banu alkanla ilgili karışıklığı henüz anlamlandıramamışken,memleket nihat doğana maruz kaldı.cinsiyetleri farklı olsada;aynı türden olduklarını düşünmüşümdür hep.ne yalan söyleyeyim;survivor denen aptallar macerasını dahi nihat doğan varken izliyordum.hangi mantığa hizmet ettiği konusunda kavram karmaşası yaşatsada eğleniyordum.ve bana bir araba malzeme çıkıyordu günlük geyiğimi çevirmek için.beyin fırtınamın devamlılığı açısından bu iki güzide şahsiyete bir yenisi eklendi nazarımda:başbakan!
icraatına bakınca;gerçekten bukadar sığ mı,yoksa politik arenada tarzı rol gereği mi,rolünden çıkamıyor mu,yabancı kökenli terzilerin üzerine teğellediği ve üstünde yarattığı potluklara aldırmadan mecburen giydiği kaftan mı bir türlü bilemedim.banu alkan ve nihat doğan bilinmezine bir bilen bulup ilk ağızdan gerçeği dinleyememişken bir de karşıma dört bilinmeyenli başbakan çıka geldi.doğal olarak benim bünyeye de fazla geldi...
(yazımın içinde adı geçen şahısların arasına mustafa topaloğlunu eklemeyi unutmuş olmaktan hicap duyarım...biraz daha yazarsam listenin uzayıp gideceğinden korkarım)