Yeni
yıl yaklaşırken
Birkaç
yıl öncesine kadar olduğu gibi, hala gece 12’yi dışarıda geçirmek için harıl
harıl mekan arayan kaldı mı,
Piyango
bayilerinin önünde hala uzun kuyruklar oluyor mu,
İndirimli
hindi peşine düşen anneler hala var mı,
Aralık
ayında tombala satışları patlıyor mu,
Ma aile
bir araya toplanıp yemeli-içmeli masa hazırlığı yapılıyor mu,
Noel
baba’nın varlığı ile ilgili şüphesi olan çocuk kaldı mı
Bilmiyorum…
Bildiğim
tek şey herkesin hemfikir olduğu klişe:
Ne
bayramlar eski bayramlar gibi, ne de yılbaşılar…
Ya cebinde
paran yok
Ya bedeninde
derman
Eskiden
itin-kopuğun kopmasıydı,yılbaşı gecesi çıkmayanların bahanesi.
Şimdi,
gel yorgun-argın, gömül koltuğuna, en fazla elinde bir bira en şahanesi.
Eskiden
umuttu fakirin ekmeği.
Şimdi
büyük ikramiye fiyatına satılıyor apartman dairesi.
Eskiden,
masaların, en bilinen sürpriziydi hindi.
Gdo’su,
antibiyotiği derken kanatlıdan da tiksinildi.
Eskiden
senede bir gün tombalaydı tüm ailenin eğlencesi.
Şimdi,
nev-i şahsına münhasır,herkesin elinde eğlencesi, iletişim engelli.
Eskiden
masa hazırlamak, meze yapmak, misafir ağırlamak keyifti.
Şimdi
ocağa çay koymak, büyük angarya gibi.
Noel
Baba’ya gelince…
Televizyon
reklamlarında dahi gözü yaşlı adamcağızın.
Çocuğun,
sahip olduğu kudret ailesinin cüzdanında gizli
Ak
sakallı dedenin getireceğini umut edip bu umuda tutunacak çocuk mu kaldı sanki…
Aralık
2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder