Biz ‘Gezi’ ile uğraşaduralım, eğitim sisteminde hükümet atı
alıp üsküdar’ı çoktan geçmiş durumda. 4+4+4 sistemi yasalaştığında hükümet’in
ne yaptığını bilmediğini iddia edenler olmuştu. Oysa hükümet ne yaptığını gayet
iyi biliyordu ve emin adımlarla bildiği yolda hızla ilerliyordu. Bu aşamada
sorun A hükümeti, B hükümeti değil. Hangi hükümet, kim yaparsa yapsın, sorun;
insanların tercihlerinin yasalarla yasaklanmasıdır. Metazori’dir, sorun.
Bugün gelinen nokta şudur ki; çocuğunuz çocukluk nedir
bilmeden ya eşekler gibi çalışacak. O dershane senin, bu özel hoca benim ve SBS
sınavından 450’lerin üzerinde bir puana ulaşacak ya da sizin çok paranız
olacak! Bu iki alternatiften birine sahip değilseniz o zaman çocuğunuz İmam
Hatip öğrencisi olacak!
Başka alternatifiniz yok.
Çok yakınımdaki eşimin-dostumun çocukları gibi okul-ders
durumu orta halli devam eden bir çocuğunuz varsa ve SBS’ den 450’lere çıkamayan
bir puan aldıysa ‘ammmaaan n’olcak, mahallede bulunan düz liselerden birine
gönderirim’ gibi bir rahatlığınız kalmadı.
Çoğumuzun mezun olduğu, bildiğiniz mahalle okulları da artık
SBS puanı ile öğrenci alıyor. Mahalle okullarının kontenjanları neredeyse
dörtte bir oranında düşürülmüş durumda. Yani A lisesi normalde 400 öğrenci
kontenjanlı iken, bu sene kontenjanı 100’e düşürülmüş durumda. Dolayısıyla
SBS’de atıyorum 400 alan ve yine tamamen atıyorum Küçükçekmece’de kendi
mahallesine puan ve kontenjan durumundan kayıt olamayan bir öğrenci, sizin
çocuğunuzdan daha yüksek puan aldığı için gelip sizin mahallenizdeki okula
kayıt olacak. (çocuğunuzun bu okula ulaşımı nasıl olur, nasıl gider-gelir,
okulun saatleri sizin çalışma saatlerinizle örtüşür örtüşmez orası ise tamamen
sizin sorununuz). Sizin mahallenizdeki okul kontenjanı dolduğu için, siz düşük
puan alan çocuğunuzu ya öpe öpe İmam Hatip’e yollayacaksınız (ki, İmam
Hatiplerde puan durumu önemli değil çıta bayağı altta tutulmuş durumda) ya da
kesenize kuvvet özel okula göndereceksiniz.
Bu ne demek? Bu, şu demek: çocuğunuzun devlet okullarında
düz liselerde eğitim hakkı elinden alınmıştır demek!
Benim anlamadığım ise şu; cemaatlere ait özel okullara
evlatlarını gönüllü gönderen veliler dahi İmam Hatip’leri tercih etmezken ben
niye tercih etmek zorunda bırakılıyorum?
Madem seçtiklerimizle bizi yöneten hükümetin tutumu bu; o
zaman yeni bir yasa çıkarsın tüm lise ve dengi okullara yaşı gelmiş gençlerin
İmam Hatip eğitimini zorunlu kılsın. Herkesin evladı din öğretimi ağırlıklı
öğrenimi mecburi alsın! Kulağa hiç hoş gelmese de parası olana özgürlük, olamayana
mecburiyetin yolları kapansın!
Maddi durumu birkaç yıl evladını özel’de okutacak kadar
müsait olanlarda da durum iç güveysinden hallice değil. Tut ki; son dört yıl
kastın-sıktın evladını özel’de okuttun. Sonra ne olacak? Özel okulun
standartlarına alışmış bir çocuk, devlet üniversitesinde ki ortama nasıl uyum
sağlayacak.
Bugünün rakamlarıyla, beşikten eşiğe bir çocuğu özelde
okutmamın ortalama maliyeti 500 bin TL’cik!
Ben hep söylüyorum; erkek evlada sahip olanlar, çocuklarını
marangozun, elektrikçinin, demircinin yanına verseler çok daha mantıklı. Zira
günümüzde gençlerin büyük çoğunluğu özel veya tüzel üniversitelerden mezun
olduğundan üç otuz paraya şirketlerde iş bulmanın derdinde. Az bir bölümü de
KPSS ile memuriyete kapağı atmanın peşinde.
E bu kadar tırt üniveriste, vırt üniversite mezununun olduğu
bir ülkede, memleket marangoz’a, elektrikçiye, demirciye hasret.
Bu birkaç meslek dallarından birine işiniz düştüğünde
adamların randevu temrini minimum 15 gün sonra. Hadi buldunuz, geldi, işinizi
haletliniz diyelim. Siz çıkan fatura ‘oha’ dedirtecek kıvamda.
Kız çocukları olanlar için henüz bir proje üretebilmiş
değilim. Bir kuaförün yanına verirsiniz diyeceğim; aynı mahallede iki kedinin
kuyruğu birbirine değse biri kuaför salonu sahibi çıkar.
Terzi yanına vermek daha evla bir çözüm. Ama 3 liraya
t-shirt bulduğunuz memlekette kim özel bir şeyler diktirmek için vakit ve para
harcar bilemedim.
Geriye, kız çocukları için tek bir çözüm kalıyor; 18’inde
verin cebi kalın bir kocaya gitsin. Siz sağ, kız selamet. Başlık parası
isteyin, kıza da ‘üç çocuktan aşağı yapma’ diye tembihleyin, olsun bitsin!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder