22 Temmuz 2013 Pazartesi

Çocuğunuzun Öğrenim Durumu...

Biz ‘Gezi’ ile uğraşaduralım, eğitim sisteminde hükümet atı alıp üsküdar’ı çoktan geçmiş durumda. 4+4+4 sistemi yasalaştığında hükümet’in ne yaptığını bilmediğini iddia edenler olmuştu. Oysa hükümet ne yaptığını gayet iyi biliyordu ve emin adımlarla bildiği yolda hızla ilerliyordu. Bu aşamada sorun A hükümeti, B hükümeti değil. Hangi hükümet, kim yaparsa yapsın, sorun; insanların tercihlerinin yasalarla yasaklanmasıdır. Metazori’dir, sorun.

Bugün gelinen nokta şudur ki; çocuğunuz çocukluk nedir bilmeden ya eşekler gibi çalışacak. O dershane senin, bu özel hoca benim ve SBS sınavından 450’lerin üzerinde bir puana ulaşacak ya da sizin çok paranız olacak! Bu iki alternatiften birine sahip değilseniz o zaman çocuğunuz İmam Hatip öğrencisi olacak!

Başka alternatifiniz yok.

Çok yakınımdaki eşimin-dostumun çocukları gibi okul-ders durumu orta halli devam eden bir çocuğunuz varsa ve SBS’ den 450’lere çıkamayan bir puan aldıysa ‘ammmaaan n’olcak, mahallede bulunan düz liselerden birine gönderirim’ gibi bir rahatlığınız kalmadı.

Çoğumuzun mezun olduğu, bildiğiniz mahalle okulları da artık SBS puanı ile öğrenci alıyor. Mahalle okullarının kontenjanları neredeyse dörtte bir oranında düşürülmüş durumda. Yani A lisesi normalde 400 öğrenci kontenjanlı iken, bu sene kontenjanı 100’e düşürülmüş durumda. Dolayısıyla SBS’de atıyorum 400 alan ve yine tamamen atıyorum Küçükçekmece’de kendi mahallesine puan ve kontenjan durumundan kayıt olamayan bir öğrenci, sizin çocuğunuzdan daha yüksek puan aldığı için gelip sizin mahallenizdeki okula kayıt olacak. (çocuğunuzun bu okula ulaşımı nasıl olur, nasıl gider-gelir, okulun saatleri sizin çalışma saatlerinizle örtüşür örtüşmez orası ise tamamen sizin sorununuz). Sizin mahallenizdeki okul kontenjanı dolduğu için, siz düşük puan alan çocuğunuzu ya öpe öpe İmam Hatip’e yollayacaksınız (ki, İmam Hatiplerde puan durumu önemli değil çıta bayağı altta tutulmuş durumda) ya da kesenize kuvvet özel okula göndereceksiniz.

Bu ne demek? Bu, şu demek: çocuğunuzun devlet okullarında düz liselerde eğitim hakkı elinden alınmıştır demek!

Benim anlamadığım ise şu; cemaatlere ait özel okullara evlatlarını gönüllü gönderen veliler dahi İmam Hatip’leri tercih etmezken ben niye tercih etmek zorunda bırakılıyorum?

Madem seçtiklerimizle bizi yöneten hükümetin tutumu bu; o zaman yeni bir yasa çıkarsın tüm lise ve dengi okullara yaşı gelmiş gençlerin İmam Hatip eğitimini zorunlu kılsın. Herkesin evladı din öğretimi ağırlıklı öğrenimi mecburi alsın! Kulağa hiç hoş gelmese de parası olana özgürlük, olamayana mecburiyetin yolları kapansın!

Maddi durumu birkaç yıl evladını özel’de okutacak kadar müsait olanlarda da durum iç güveysinden hallice değil. Tut ki; son dört yıl kastın-sıktın evladını özel’de okuttun. Sonra ne olacak? Özel okulun standartlarına alışmış bir çocuk, devlet üniversitesinde ki ortama nasıl uyum sağlayacak.

Bugünün rakamlarıyla, beşikten eşiğe bir çocuğu özelde okutmamın ortalama maliyeti 500 bin TL’cik!

Ben hep söylüyorum; erkek evlada sahip olanlar, çocuklarını marangozun, elektrikçinin, demircinin yanına verseler çok daha mantıklı. Zira günümüzde gençlerin büyük çoğunluğu özel veya tüzel üniversitelerden mezun olduğundan üç otuz paraya şirketlerde iş bulmanın derdinde. Az bir bölümü de KPSS ile memuriyete kapağı atmanın peşinde.

E bu kadar tırt üniveriste, vırt üniversite mezununun olduğu bir ülkede, memleket marangoz’a, elektrikçiye, demirciye hasret.

Bu birkaç meslek dallarından birine işiniz düştüğünde adamların randevu temrini minimum 15 gün sonra. Hadi buldunuz, geldi, işinizi haletliniz diyelim. Siz çıkan fatura ‘oha’ dedirtecek kıvamda.

Kız çocukları olanlar için henüz bir proje üretebilmiş değilim. Bir kuaförün yanına verirsiniz diyeceğim; aynı mahallede iki kedinin kuyruğu birbirine değse biri kuaför salonu sahibi çıkar.
Terzi yanına vermek daha evla bir çözüm. Ama 3 liraya t-shirt bulduğunuz memlekette kim özel bir şeyler diktirmek için vakit ve para harcar bilemedim.


Geriye, kız çocukları için tek bir çözüm kalıyor; 18’inde verin cebi kalın bir kocaya gitsin. Siz sağ, kız selamet. Başlık parası isteyin, kıza da ‘üç çocuktan aşağı yapma’ diye tembihleyin, olsun bitsin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder